Çocuklar konusunda çok hassasım.Hele ki bilinçsiz anne
babaların çocukları konusunda daha fazla hassasım çünkü ben de onlardan
biriyim.Küçük yaşta büyüklerini değerlendirebilecek, yönlendirebilecek bilince
sahip olmayan her çocuğun korunmasızlığı, maruz kaldıkları, tüm hayatlarını
etkileyecek sorunlar yaşamaları beni çok etkiliyor.Ve maalesef yine bu çocuklar
aynı biliş ve duyguyla benzer ebeveynlere dönüşebiliyorlar.Hele ki bizim gibi
bilinçsiz ve eğitimsiz toplumlarda.
İki aydır annemle oturuyorum. Üst dairede ekseriyetle çocuğuna bağıran, öfke nöbetleri geçiren bir anne ve ağlayan bir çocuk var. Bu sesler
bazen uykumdan bile uyandırıyor beni.Bu kötü durumu oluşturan mikro makro her
şeye duyduğum üzüntü ve öfke giderek büyüyor içimde. Bir şeyler yapmak istiyorum. Her
seslerini duyduğumda kendimi çocuğun yerine koyuyor, kendi yaşadıklarımı
hatırlıyor ve kahroluyorum. Annemin şimdilerde ‘ben çok cahil,çok bilinçsiz bir
anneymişim’ diyerek vicdan muhasebesi yapabiliyor olması nispeten iyi bir şey
olsa da,geç kalınan çok ciddi şeyler var artık. Benzer şeyleri başka çocuklar
yaşamasın istiyorum.
Komşuma bir mektup yazdım.Yaşanılan durumu her duyduğumda ne
kadar etkilendiğimi, ama bunun önemli olmadığını, önemli olanın kendisi ve
çocuğu olduğunu söyledim.
Çocuğunun çok yaramaz olduğunu düşünmesi, herkesin çocuğuna
bağırıyor olması, belki kendisi de dahil tanıdığı tüm çocuklara benzer şekilde
davranılıyor oluşu, bilgisizlikten gelen çaresizlikle tek çözümün bu olduğunu
zannetmesi gibi sebeplerle bana da benzer şekilde davranmış olan annemin vicdan
azabı çektiğini, benim ise psikolojik, psikiyatrik, hatta nörolojik birden fazla
hastalıkla baş etmeye çalıştığımı yazdım.
Anne olmanın büyük sevgi sabır ve bilgi gerektiren bir
sorumluluk olduğunu,ve sorunlarının yine sevgi sabır ve bilgiyle çözülmesinin
çocuğunun hakkı olduğunu ve bence de büyük sevap olduğunu söyledim.
Kapılarına bıraktığım bu anonim mektuptan sonra,aynı sesleri
neredeyse hiç duymuyorum.Kendimi ne kadar iyi hissettiğimi anlatamam…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder